istanbul

istanbul

Aktarımlar: Nezih'in kemanının ilk çalınışı

Keman yapmayı aklına koymuş arkadaşım Nezih Girgin'in hikayesini daha önce iki yazı halinde Pirekare'de aktarmıştım (bkz. Keman Ustası)

Nezih, hem form hem de akustik olarak en iyi seviyeye getirmeye çalıştığı kemanını sonunda bitirdi. Eh, işi bilen birisinin eline alıp çalması lazım kemanı. Daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi bizim usta kemanı yaptı ancak çalmayı bilmiyor. Yaşantısını müzik sevgisi ile şekillendiren besteci arkadaşım Ömer Göksel'in devreye girmesiyle bir dinleti gecesi düzenleyip Nezih'in kemanının ilk defa çalınmasına şahit olduk.

Bu özel konserden kareleri burada aktarabilmek adına fotoğraf makinem elimdeydi. Piyanoda Gülden Teztel'in eşliğinde Nilgün Yüksel, yapımı iki yıl süren kemanı eline aldı ve ilk notalar büyülü sesler olarak kulaklarımızda çınlamaya başladı.

Hepimizin nefesini kesen bu anı aşağıda paylaşıyorum.


Konser ilerledikçe keyif katsayımız da arttı. Nezih Girgin ciddi ciddi bir keman yapmıştı, artık hepimiz buna şahittik.

Biraz daha yakından bir kare sunuyorum. İki yorumcunun da nasıl konsantre olmuş şekilde çaldıklarını görebiliyorsunuz.


Kemanının sesini ilk defa duyduğunda Nezih'in nasıl etkilendiğini tahmin edebilirsiniz. Yukarıdaki fotoğraf icracıların durumunu yansıtırken aşağıdaki fotoğraf, o esnada Nezih'in de en az onlar kadar konsantre olmuş bir şekilde kemanının sesine odaklandığını gösteriyor. Kimbilir neler hissetti o süreçte!


Biz yine dönelim kemana. Enstrümanın ses vermesini sağlayan kişi neler hisseder acaba? Benim gibi sadece dinleyici olanların cevaplayamayacağı bir soru bu. Yine de, tahmin yürütmekte bir sakınca yok. Çalan ile enstrüman arasında belki bir duygusal etkileşim vardır, ya da enstrüman yerine çalınan eserle bir etkileşim sözkonusudur. Esas duygu hatasız çalma gayretinin verdiği gerilim de olabilir ama ben beste/besteci ile yorumcunun duygusal bağlantısını dile getirmeyi tercih edeceğim. Bu dediğim sadece dinleyicinin hayalinde canlanmış bir olgu bile olsa aşağıdaki şu kare bahsettiklerimden en çok hangisini yansıtıyor sizce?


İnsanı en çok etkileyen sanat türü kesinlikle müziktir. O anki gerçekliğinizden tamamen kopup başka bir evrene geçebilirsiniz müzik dinlerken. Nezih Girgin bu "ışınlama" işleminin aracı olan bir kemanı iki senesini vererek üretti ve ödülünü o akşam aldı.

Konserden sonra Gülden Teztel, Nilgün Yüksel ve Nezih Girgin'i fotoğrafladım.


Nezih iki başarılı yorumcuya teşekkür edip, çiçek verirken...


Yakın bir arkadaşım o geceye ait bir fotoğrafı görünce "keşke müziği de duyabilseydim!" demişti. Böyle düşünenler için çok kısa da olsa Nezih'in kemanının sesini duyabilecekleri bir videoyu da ekliyorum.



1 yorum:

levent küçükışık dedi ki...

Keman hakkında bilgi alabilme adına Nezih Girgin beyle iletişim kurabilme şansım varmı acaba ?