istanbul

istanbul

Aktarımlar: Keman Ustası - II

Bir süre önce sevgili arkadaşım Nezih Girgin'in evinde ciddi ciddi keman yapmaya başladığını anlatmıştım ( bkz. Aktarımlar: Keman Ustası ) Aradan zaman geçti ve keman iyice ortaya çıktı. Son dokunuşlardan önce bir kere daha Nezih'in çalışmasını görüntüledim. Gövdenin montajı bitmiş, dış yüzeyin son işlemleri yapılıyor.

İşte Nezih'in kemanı.


Diğer bütün aşamalarda olduğu gibi vernikleme de geleneksel yöntemle yapılıyor. Aslında dahası da var; Nezih kullandığı verniği de kendisi yapıyor!

Bunun detayına girmeden önce biraz verniği nasıl yüzeye uyguladığını göstereyim. Katman katman, defalarca sürüyor solüsyonu yüzeye. Sabırla, okşar gibi.


Evinin balkonundaki atölyesinde çalışırken bir poz daha keman ustamızdan. Tahmin edebileceğiniz gibi fırçayı sürmenin yönü de önemli bu işte. Hiçbir şeyi hafife almayın. Ayrıntı diye bir şey varsa işte tam burada, Nezih'in yaptığı iştedir.


Kemanın gövdesini hem koruyan hem de estetik olarak daha mükemmel bir hale sokan verniklerin el yapımı olduğundan biraz önce bahsetmiştim. Sürüldüğü katmana göre farklı formüllere sahip olan vernikler çoğunlukla egzotik malzemelerin alkol içinde eritilmesi ile üretiliyor. Uzakdoğu kökenli bitkisel veya hayvansal içerikli hammaddelerin fotoğrafını aşağıda sunuyorum.


Nalburdan alınmış vernikten bahsetmiyoruz yani. Yukarıdaki kavanozlardaki vernik ana maddeleri farklı katmanlarda farklı koruyucu ve renklendirici görevler üstleniyor. (Bu arada, kavanozların dizilişine bakar mısınız!)

Herşeyin endüstriyel olarak önümüze hazır geldiği bu devir ile ne kadar uyumsuz bir manzara bu.

Uygulamaya geri dönelim. Usta özel fırçası ile gövde yanına vernik sürerken bir detay fotoğrafı.


Bir detay daha. Ahşabın harika el işçiliği üzerine vurulan yine el yapımı vernik ile daha da belirgin hale geliyor. Bu aşamaya gelmek aylar sürdü.


Kemanın son hali ortaya çıkmaya başlıyor. Kat kat sürülen verniğin ertesinde farklı parçalar bir araya geliyor. Son durumu gösteren fotoğraf aşağıdadır. İnsanın dokunmaya kıyamadığı mükemmellikte bir enstruman var karşınızda.


Tabii, Nezih'in bu uğraşısı eşi Meltem'in onayı olmadan ancak bir hayal olarak kalırdı. Kimse kolay kolay evinin salon balkonunun bir keman yapma atölyesine dönüştürülmesine izin vermez. Anlayacağınız tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş.

Bu uyumlu çift, kemanın son aşamasına varılmasını kutlarken.


Keşke herkesin çevresinde böyle renkli insanlar olabilse!


1 yorum:

fani erkan dedi ki...

En sevdiğim sorulardan biridir "Bir şeyi en son ne zaman ilk kez yaptın?"... Yaş ilerledikçe bu soruya cevap vermek de zorlaşır. Harikasın Nezih... Paylaşım ve sunum için teşekkürler Aykut..